rss feed blog search engine
 
Search rss blog search engine
 
Bir Kalem Bin Kelam  
Released:  9/7/2008 3:23:14 PM
RSS Link:  http://feeds.feedburner.com/birkalem
Last View 11/19/2008 2:51:08 PM
Last Refresh 11/21/2008 5:13:59 AM
Page Views 234
Comments:  Read user comments (0)
Save It Add to Technorati Add to Del.icio.us Add to Furl Add to Yahoo My Web 2.0 Add to My MSN Add to Google Add to My Yahoo! Bir Kalem Bin Kelam



Description:



Birkalem'den günlük yazilar


Contents:

2B Arazileri Ekonomik kriz’e deva olabilir mi?

mansette7 2B Arazileri Ekonomik krize deva olabilir mi?Son yillarda sürekli bir gündemin ilk maddeleri arasina oturup bir gözden kaybolan 2B tasarisi hepimizin hatirlayacagi gibi bir zamanlar tamamlanip zamanin Cumhurbaskani Ahmet Necdet Sezer‘in imzasina sunulmustu ancak tasari veto edilmisti. Ancak tartismalar tasarinin veto edilmesiyle sona ermedi, devam ederek bungüne kadar geldi ve bugün tekrardan 2B tasarisinin meclisten geçmesi gündeme geldi.

Peki nedir bu 2B olayi?. 2B, orman vasfini yitirmis arazilerin toplu konut alanlarina çevrilmesini öngören bir tasari ve su anda 37 bin hektar arazi bu kapsama girmek için hazir. Konuya ilk olarak baktigimizda ya da medyanin bize yansittigi sekilde baktigimizda olay resmen bir orman katliamina davetmis gibi geliyor, çünkü eline kirbiti alan ormanlik alanlari orman vasfini yitirmis araziye çevirip orayi da toplu konut alanina çevirecekmis gibi saniyoruz. Ancak durum tabii ki böyle degil, Orman Mühendisleri Odasi Genel Baskani Ali Küçükaydin 2B kapsamina girecek araziler için milat olarak 1981 tarihinin seçilmesi gerektigi söylüyor. Bu durumda orman ve çevre tahribatinin önüne de geçilmis olunacak çünkü 1981 tarihinden sonra ormanlik vasfini yitiren alanlar 2B kapsamina giremeyecek. Kapsama giren alanlarin satisindan önce, Çevre ve Orman ile Bayindirlik bakanliklari arazileri tescile hazirlayacak. Maliye Bakanligi da, arazilerin kullanicilarini belirleyip, deger tespiti yapacak. Ilgili genel müdürlüklerin yaklasik 8 aydir yürüttügü çalismalar neticesinde hazirlanan eylem planinda, 2-B arazilerinin agirlikli olarak bulundugu iller ise söyle siralaniyor: Adana, Ankara, Aydin, Balikesir, Bursa, Denizli, Mersin, Istanbul, Izmir, Mugla, Sakarya ve Kocaeli.

Isin ekonomik boyutuna baktigimizda bu alanlarin sadece satisindan yapilan arastirmalara göre yaklasik 25 milyar dolar bekleniyor. Tabi bu sadece satis, bir de satistan sonrasini düsünecek olursak…Toplu konutlarin insaasina baslandiktan sonra insaat sektörü hareketlenecek, malumunuz insaat sektörü bir çok sektörün lokomotifi sayilir, bu hareketlenme diger sektörlere de yansiyacak. Dolayisiyla ülke olarak 2B’den kazancimiz 25 milyar dolarin kat ve kat üstünde olur gibi geliyor, bu miktar da özellikle bu sikintili küresel ekonomik kriz döneminde ilaç gibi gelir herhalde artik…

Diger Konular




Cep telefonlari için ücretsiz programlar

samsungg800lg1xm7 Cep telefonlari için ücretsiz programlarMobil dünyadaki gelismeler tüm hiziyla devam ederken, kullanicilarin çogu sahip olduklari cep telefonu gibi mobil cihazlarina kendilerine uygun ve faydali olabilecek yazilimlari internet üzerinden bulup cihazlarina ücretsiz sekilde kurmanin yollarini ariyor. Internet deryasinda cep telefonum için ofis programi ararken Getjar isimli bi siteye denk geldim ve benim gibi arayis içinde olan arkadaslarinda faydalanmasi açisindan paylasmayi uygun buldum…

GetJar adindaki bu site de mobil yazilim açisindan resmen bir cennet, yok yok sitede adeta. Sikildiginiz anlarda cep telefonunuzu elinize alip oyun oynamak için binlerce oyun ve cep telefonunuza ek fonksiyonlar yüklemek için tonlarca yazilim bulunmakta sitenizde tek yapmaniz gereken menüden cep telefonunuzun markasi ve modelini seçmeniz (örnegin; Nokia 6500, Samsung u600) ve telefonunuzla uyumlu olan herhangi bir yazilimi bilgisayariniza indirip telefonunuza yüklemeniz. Menüden ayrica sadece cep telefonunuzun isletim sistemini seçenek de bu dedigim islemi yapabilirsiniz. Sitede belki de en çok hosuma giden ve sizlerle paylasmama neden olan sey ise sitenin bilindik birçok mobil yazilim sitesinden farkli olarak çok sade, kolay kullanilabilir ve yaniltici linkler içermemesidir.

Benzer Konular




Birak Lan Yakami Lanet Sey

Haftalardir sabahlari kalktigimda agzimda afedersiniz acimtirak nahos bir tad oluyor. Bogazimda bir tikaniklik hissediyorum. Nedeni tabi ki içtigim zehir, Sigara. Simdi ben zararlarini saysam burada bitmez ama en etkililerini sayayim yine de. Belki igrenirsiniz.

Mesela geçen bahar sinüzütimin bogazima akmasi sonucu sigaranin etkisiyle kuruyan bogazim sisti balon gibi. 40 derece yükek ates ile yattim yatakta 3 gün. amcamin dügünü için almis oldugum takim elbise dolapda patladi resmen. Diger bir nokta ise biraz yürümek istesem nefesimin kesilmesi. Resmen kondisyonunu öldürüyor insanin.

Bu yaz birakmaya çalistim. Üstüne iki günde bir 3000 metre kostum ama gene de birakamadim su lanet sigarayi. Her yemekten sonra bir eziyet ki sormayin. Yaptigi stres ve asabiyet ise cabasi. Evdekiler benden illallah etti diyebilirim rahatlikla. Farkina varmadan insanlara karsi kirici olabiliyorsunuz birakmaya çalisirken.

Otobüse binmeden evvel içtiyseniz söyle alimli bir bayanin yaninda geçerken kasila kasila o size igrenerek bakiyor ya iste o noktada lanet ediyorum sigaraya basladigim güne. Elbiselerime ve odama sinen sigara dumanlari perdelerin de rengini oldukça bozmus durumda. Duman alti yasamak gerçekten zor is. Yatmadan önce içtiyseniz eger mahvediyor insani. Küllük de odadaysa eziyet düpedüz. Küllügü yattiginiz yerden alin dökün mutfagakoyun kapiyi da kapayin. Tavsiyem budur.

Simdi birakayim desem o birakmiyor yakami. Suanda bile püfür püfür içiyorum. Maç izlerken iç. Gol attiniz iç. Gol yediniz iç. sevindiniz iç. Üzüntü vurdu iç. Orgazm oldun iç. Iç babam iç. Iste sigara böyle esir ediyor bizi…

Diger Konular




Ramazan Hocam, takdir sizindir artik :)

Geçen haftadan bu yana, bugün siniftan bir grup arkadasla yapmamiz gereken Advanced düzeyde ögrenciler için konusma aktiviteleri konulu sunumumuzun stres sancilarini yasiyordum. Tüm hafta boyunca buldugum ve yapmaya çalistigim aktiviteleri bir türlü kendime begendiremedim. Özellikle haftasonu tam anlamiyla kaosa dönüstü durum, Düsündügüm her etkinlikte beni killandiran bir durum çikiyordu nedense. Galiba bunun bir nedeni de sunum esnasinda herhangi bir teknolojik materyal kullanamama kuraliydi. Durum bu olunca sunum sirasinda yapacagimiz etkinlik veya aktivitenin ilginç ve orjinal olmasinin yaninda bir de özgün materyal tasarimi sorunu da ortaya çikti dolayisiyla.

Neyse en son dün sabah saatlerinde kafamda öylece bir kaç aktivite taslagiyla gruptan arkadaslarla okulda bulustuk ve yapacagimiz aktivitelerle ilgili biraz konustuktan sonra neler yapacagimizi netlestirmeye çalistik. Tabi bu esnada arkadaslarin yapacak olduklari aktiviteleri kendi taslaklarimla karsilastirma yoluna gidince ben daha hiç birsey yapmamisim daha dogrusu aktivite bulmak için kendimi düsünmeye zorlamamisim gibi geldi o kadar debelenmeme ragmen …Aninda görüntü showdan tutun, orta oyunu, film dublajina kadar resmen döktürmüslerdi arkadaslar. Bunun üzerine tekrardan aktivitelerimi gözden geçirme ihtiyaci hissettim ve yapacaklarimdan birinin son zamanlarda iyice abartilan internet sansürleriyle ilgili olmasina karar kildim. Her nekadar hakkini veremiyecegim korkusuna kapilsamda, diger bir aktivitemde ise role-play de diyebilecegimiz bir etkinlik yapayim dedim .

Neyse suan saat 12:44 ve artik sunum geride kaldi… Meger o kadar stress ve heycan bosunaymis yahuu, çiktik arkadaslarla çatir çatir sunumumuzu yaptik. Begenildi de sunumumuz en azindan biz öyle düsünüyoz, bakalim Ramazan hocamizin bu konudaki takdiri ne olacak…:)

Diger Konular




Bahçemdeki Ates Böcekleri (2008)

default_video_player Bahçemdeki Ates Böcekleri (2008)

Benzer Konular




Meclis’e “Köksal”, çalisana “Toptan” zam

mecliszammidp6 Meclise Köksal, çalisana Toptan zam Ortaçag Avrupasi’nda, egemen sinif veya soylu sinif da diyebilecegimiz kesim seyrü-sefa içinde yasarken, bu sinif disinda kalan köylü veya siradan halk sefalet ile bogusurdu. Bu soylu kesim yalniz kendi çikarlarini korumakla kalmaz kendi çevresindekileri de korumasi altina alir onlarin da ülkenin geri kalan kismina göre daha rahat standartlarda yasamalarini saglardi, örnegin bir Derebeyi’nin ve Kont’un hizmetçisi ile tarimla ugrasan ya da esnaf kesimden birinin haklari kesinlikle esit degildi…Bugün Türkiye olarak geldigimiz nokta  Avrupa’nin ortaçagda içinde bulundugu durumun ta kendisi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sayilari 540 kusurlu bir sayiyi bulan, oturduklari yerden laf dalasina girmekten ve birbirlerine tekme-tokat-yumruk Allah ne verdiyse artik saydirmaktan baska bir ise yaramayan, ülke menfaatleri söz konusu oldugunda bile tek yumruk haline gelmeyi basaramayan, içlerinde hain terör örgütüne “Terör” diyemeyen ve elebasina “Sayin” diye hitap edenlerin bile oldugu ve tüm bunlara ragmen milletin ödedigi vergilerle binlerce YTL maas alan milletvekillerimiz ve TBMM baskani Köksal Toptan, tüm meclis çalisanlarinin maaslarina 350 ytl zam yapmaya karar vermisler. Kendi aldiklari tonlarca para yetmiyormus gibi mecliste onlara hizmet edenlere de keseyi açmislar…Nede olsa ceplerinden çikmiyor ek 350 YTL, biz çalisir vergilerimizle öderiz maaslari ne olacak yanii(!)

Memura ve emekliye yapilacak olan zamlarda yüzdelik oranlarin bile hesabini yapan hükümet,  söz konusu kendileri ve kendi çevrelerindeki kisiler olunca nedense hesap kitap bilmez oluyor. Bunlari yazarken kesinlikle meslicte çalisanlarin (milletvekilleri hariç) maasinda filan degilim, benim zoruma giden madem 350 YTL gibi büyük orandan bir maas zammi yapilabiliyor, neden söz konusu memur ve emekli olunca bu kadar ince zam hesaplarina gidiliyor.

Yukarida bahsettigim Ortaçag Avrupasi, sonradan yapilan Rönesans ve Reform hareketleriyle tamamen bu durumun üstesinden gelmeyi basardi. Bakalim bizim rönesans ve reformumuz ne zaman  ve nasil olacak…

Diger Konular




Second Life ile sanal gerçeklik ve Matrix

Second Life, 2003 yilinda temeli atilan ve özellikle su siralar tüm dünyada yayginca bilinen ve hatta bagimlilik derecesine ulasacak kadar kullanilan veya oynan bir sanal yasam oyunu. Oyunun temel felsefesini inceledigimiz zaman aslinda karsimiza bize pek de yabanci olmayan bir düsüncü tarzi, felsefik düsünce biçimi karsimiza çikiyor. Matrix serisini izleyenler bu dedigimi daha iyi anlayacaklardir eminim, Matrix ile ortaya çikan sanal gerçeklik ve matrix felsefesinden esinlenen  Second Life da imkansiz diye bir sey yok. Istediginizi istediginiz anda yapabiliyorsunuz. Oyunculara daha dogrusu bireylere 3D grafikleme yoluyla sanal alemde can veren oyun, bu anlamda Matrix filminde oldugu gibi suanda yasamis oldugumuz ve gerçek oldugunu varsayimladigimiz dünyaya ve yasama bir alternatif olarak hazirlamis bir sistem.

Kendi inanç ve düsünce sistemimizden baktigimiz zaman çok saçma gibi duruyor Second Life macerasi ancak ortada bir gerçek var ki o da suan dünya üzerinde oyunun veye bu yasamin binlerce bagimlisi var. Hatta öyleki durumu iyice abartip, Second life yüzünden dünya üzerindeki düzeni ve aile düzenini bile bozan var.  Oyun ile ilgili haberleri duyduktan sonra bir gözgezdirme ihtiyaci hissettim ve açikcasi etkilendim biraz adamlarin yaraticiliklarindan…. kisacasi “yapmis adamlar abi” dedirten cinsten bir sey yani:)

Diger Konular




2008 Sonbahar ALES sinavi pazar günü yapilacak

2008 yili sonbahar Ales sinavi bu hafta sonu pazar günü yapilacak. Yüksek ögrenim programlarina yerlesebilmek için yapilan ALES sinavi sonuçlarini adaylar su islemlerde kullanabiliyorlar;

• Yüksekögretim kurumlarinda ögretim görevlisi, okutman, arastirma görevlisi, uzman, çevirici ve egitim ögretim planlamacisi kadrolarina açiktan veya ögretim elemani disindaki kadrolardan naklen atamalarda,
• ülkemizde lisansüstü egitime giriste,
• yurt disina lisansüstü egitim için gönderilecek adaylarin seçiminde,

Sinava girecek olan adaylara simdiden basarilar diliyoruz...Sinav giris belgeleri henüz ellerine ulasmayan adaylar, belgelerini ösym merkezlerinden temin edebilirler…

Diger Konular




MEB Okullarindaki ögretmen açigi 140 bin

ogretmenacigiln2 MEB Okullarindaki ögretmen açigi 140 binMilli Egitim Bakanligi Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçin‘in açiklamalarina göre bugün issiz konumda yaklasik 200 bin ögretmen adayi bulunmakta, Milli Egitim Bakanligina bagli devlet okullarindaki ögretmen açigi ise 140 bin. Bu büyüklükteki bir ögretmen açigini, yaptiklari sözlesmeli ögretmenlik atamalari ve ücretli ögretmenlik uygulamalariyla kapatmaya çalistiklarini belirten Yalçin, bosta kalan ögretmen adayi sayisinin büyüklügünden de MEB’in sorumlu tutulamayacagini belirtiyor. Çünkü Yalçin’a göre bunun tek sorumlusu gelisi güzel egitim fakülteleri açan YÖK‘tür.

Sayin Necmettin Yalçin’a katildigim tek konu var. O da, gelisi güzel egitim fakültelerinin açilmasi konusunda YÖK’ün suçlu olmasidir. Ancak atamalar ve ücretli ögretmenlik konusuna gelirsek ne kadar kivirmaya çalissalar da faydasiz. Zira, her atama döneminde bildirdikleri kadrolu atama kontejanlarinin çogunu zaten daha önceden sözlesmeli ögretmen olarak MEB kadrosunda çalisan ögretmenler dolduruyor, yani sözlesmeli ögretmen disinda yeni yapilan ögretmenlik atamalarinin hiçbirinde yeni kadro açilmiyor, ya da açilan kadro sayisi bir elin parmagini geçmiyor. Ücretli ögretmenlik konusuna gelirsek, atama yoluyla göreve baslayacak olan ögretmenin alacagi maas ile, 2 çaresiz ögretmen adayina amele usulu ile istihdam saglamayi magrifet sayiyor ise çikip orda burda ücretli ögretmen çalistiriyoruz diye övünmeye devam etsin Sayin Necmettin Yalçin…Issiz ögretmen adaylarinin tamamen MEB’den kaynaklanmadigi konusunda da ufak bir ayrinti var. Orta da 200 bin issiz aday 140 bin bos kontejan varsa neden yeteri kadar atama yapilmiyor bunun da ayrica sorulmasi gerekiyor….

Benzer Konular




Bu sistemin bir ucundaysam “Evet, haddimdir”

egitim2co1 Bu sistemin bir ucundaysam Evet, haddimdirYillardir egitim sistemimizdeki çarpikliklar üzerine tonlarca tartismalar, elestiriler dinledik. Zaman zaman söyle bir oturup da baktigimizda bu yapilan elestirilerin pek de yersiz olmadigini gördük kendimiz de. Zira, her egitim kademesi sonunda, egitim dünyasindan veya söyle diyeyim bir egitim kurumunda yapilmasi gereken egitim faaliyetlerinden habersiz bir test üretim merkezi tarafindan hazirlanan çoktan seçmeli ve bana sorarsaniz gerek içerik gerekse kapsam olarak hiç bir geçerliligi olmayan yeterlilik sinavlari egitim kurumlarindan mezun olan ögrenci arkadaslarin önüne serilip iki veya üç saat gibi bir süre içerisinde bu geçerliligi bile muallakta olan sinavlarda sorulan sorular çerçevesinde ileriki hayatlarina sekil verilmesi isteniyor. Bu yeterlilik sinavlarina gelince zaman zaman isimleri degisse de (OSS,OYS, OKS, SBS, LGS ve daha niceleri) mantiklari hep ayni.



Home  
 


Link to us




RSS Feed of new blogs                                                   Home        Feed Map        Submit Feed      Link to Us       Contact